27 Nisan 2015 Pazartesi

Cienfuegos & Trinidad & Santa Clara

Santa Clara
Cienfuegos

Viales’den Cienfuegos’a turistlerin kullandığı otobus firması Viazul ile yolculuk yaptım, gayet rahat geçti. (7-8 saat, 32 usd) Bu arada bu otobüslerin nedense ilk sırası genelde boş oluyor. Bizimkinde bizim şoforün sevgilisi ya da eşi olduğunu tahmin ettiğim bir bayan oturuyordu. (mola yerlerinde öpüşüp koklaşmalarından) Daha sonra mola yerinde başka şoförlerin de eşlerinin yanlarında olduğunu gördüm, enteresan geldi.

İndikten sonra birkaç yere baktıktan sonra merkezde kendime uygun güzel bir casa particular buldum. 2 gün için 25 CUC, kahvaltı 3 CUC yani toplam 31 CUC (31 usd civarı) ödedim. Tabi pazarlık yapmanız gerekiyor. Evin sahibi 25-30 yaşlarında bir genç ve annesi gayet kibar insanlardı. Cienfuegos’da en sevdiğim şey kaldığım ev oldu.

Cienfuegos kolonyal tarzı evleri, güzel ara sokakları ve hareketli yaşamı ile güzel bir şehir. 2 gün boyunca şehirin sokaklarında dolaşıp durdum.  Ayrıca şehir deniz kıyısında olduğundan sahili de gezmek için keyifli. Burada yemek olayı daha kolaydı. Hem küba pesosunu kullanacağım pek çok pizzacı ve dondurmacı (sıcakta gayet iyi gidiyor) vardı hem de az CUC ödeyerek güzel yemek yiyebileceğiniz yerler vardı. 





















Trinidad

Cienfuegos’dan sonra sırada Trinidad var. Trinidad Cienfuegos’a yakın bir şehir. Yine Viazul ile seyahat ettim ve 1,5 saat sonunda ulaştım. Cienfuegos’da kaldığım evden aldığım adrese gittim direk olarak. Burada da kahvaltı dahil 25 CUC’a anlaştım. Ama evi önceki yerler kadar sevdiğimi söyleyemem.

Trinidad da Cienfuegos gibi kolonyal dönemden kalma binaları, ara sokakları, taşlı yolları ile güzel bir şehir. Ayrıca pek çok resim, sanat galerileri var. Ama Küba’da gördüğüm en turistik yer, o yuzden biraz sıkıldığımı söyleyebilirim. Bu arada Küba'da Türkler'e Havana ve Trinidad'da rastladım. Çoğunlukla turla gelmişler. Havana'da rastladığım bir otobüs dolusu erkeğin Türkçe konuştuğunu duyduğumda şok olmuştum. Neden bayan yoktu sormayı unuttum. Ama içlerinden birisi 4-5 aydır yollarda olduğumu duyunca baban zengin heralde dedi. Ben de Havana'da kaldığın otele gecelik ne kadar veriyorsun dedim, 100 dolar civarı dedi. Ben 5 dolar veriyorum deyince şaşırmıştı :)

Trinidad'da ayrıca yarım günlüğüne otobüsle 1 saat uzaklıktaki Playa Ancon sahiline gittim. Deniz dalgalı olduğundan girmeyip, sahilde havanın keyfini çıkardım.

Aslında amacım burada 3 gece kalıp Havana'ya geçmekti. Ama hem burda biraz sıkılınca hem de buraya kadar gelmişken Che'nin mezarının olduğu Santa Clara'yı görmek istediğimden 3.gün Santa Clara'ya geçtim.









Evin içinde bir araba.. Fotoğrafı pencereden çektim ve araba nasıl oraya girmiş çözemedim.










 Santa Clara

Trininad'da bilet için 1 gün önce gittiğimde Viazul kapalıydı. Terminaldeki tek görevli sabah erken gidecek otobus için  sen gel bilet bulursun demişti, ben de erkenden gittim. Aslında otobüs ful idi. Ama bana ve benim gibi bekleyen Avustralya'lı Kane'e en ön 2 koltuğu verdiler. Anladığımız kadarıyla da bu para şoförlerin cebine gitti. (Viazul sonucta bir devlet kurumu) Biraz rahatsız etmedi desem yalan olur. Ön koltukların sırrı da ortaya çıktı.

Kane'de burada 1 gün kalmayı planladığından birlikte merkezde güzel bir casa particular ayarladık. Böylece oda maliyetini paylaşmış olduk. Sonra birlikte çıkıp yürüyerek Che'nin anıtı ve mezarının olduğu yere gittik. Açıkcası çok etkilendim. Öyle hızlı bir solcu değilim ama Che'nin hem kitaplardan okuduğum, belgesellerden izlediğim kadarıyla hayatı beni fazlasıyla etkilemişti. Güney Amerika'da arkadaşıyla yaptığı ünlü motosiklet gezisi, kendi ülkesinin dışında başka bir ülkenin devrim mücadelesine katılması, Küba'da bir bakan iken ben görevimi tamamladım deyip yine farklı ülkelerde yaptığı mücadeleler ve nihayetinde Bolivya'da öldürülmesi. Fikirlerinin doğru ya da yanlış olması bir yana gerçek bir mücadele insanı. Ayrıca Che'nin özel eşyalarının ve fotoğraflarının olduğu müzeyi de gezdik, ben oldukça beğendim.


Santa Clara - Che Guera Anıtı








Günü, Kane ile birlikte bir cafede Atletico Madrid-Barcelona maçını izleyerek tamamladık. Kane'e Arda'yı gösterip Türk oyuncu diye övünüp durdum ama Arda maç içinde yan hakeme kramponunu fırlatınca şok olduk :)

Ertesi günü sabahleyin birlikte terminale gittik. Onun hala zamanı oldugundan farklı bir şehire, Camagüey'e gidecek, ben ise ertesi günü kalkacak uçağım için Havana'ya. Otobüs geç vakitte kalkacağından collectivo taksilerden (klasik arabalardan birisi) birisine bindim. 5 kişiydik, Kübalı bir çift Varadero şehrinde indi, Kolombiyalı bir çift ise Matanzas'da. Ama Matanzas'da araba  bozulunca 2-3 saat bekleyip yolu yine otobüsle tamamladım. Sanırım Santa Clara'da bineceğim otobüse bindim. Havana'daki hostele vardığımda geç olmuştu.

Ertesi sabah uçakla Cancun'a döneceğim. Küba kesinlikle özleyeceğim ülkelerden birisi olacak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder