20 Mayıs 2015 Çarşamba

Villarica & Pucon



Arjantin’i bitirip Şili’ye geçme zamanı. Caroline ile baştan beri konuştuğumuz üzere otostop deneyeceğiz. Olmazsa otobüsle devam edeceğiz. Caroline otostop konusunda benden daha heyecanlı. Hem İspanyolcayı iyi konuştuğundan hem de konuşmayı fazlasıyla sevdiğinden otostopun değişik bir tecrübe olacağını düşünüyor. Ayrıca ikimiz de para konusunda tutumlu/cimri olduğumuzdan tasarruf yanı da var. Çünkü Güney Amerika’da özellikle Arjantin ve Şili’de şehirlerarası ulaşım oldukça pahalı.

İlk durağımız terminale yakın bir yer. Hem şehirlerarası yolun başladığı yer hem de başarısız bir durumda otobüse binmemiz kolay olacak. İlk amacımız yaklaşık 80-90 km uzaklıktaki Villa La Angostura şehri. Oraya ulaşıp oradan Şili’ye giden araç bulmaya çalışacağız. Yaklaşık yarım saatin sonunda bir otomobil duruyor ve bizi 10 km kadar götürüyor. Sonra başka bir otomobil daha ve 10 km kadar yine gidiyoruz. Arabaların durması bize güven veriyor ama böyle 10 km ile nasıl varacağız bilmiyorum. Son durduğumuz yerde mola vermiş bir tır şoförüne soruyor Caroline ve tır bizi Villa La Angostura’ya kadar götürüyor. Bizi şehrin dışına yakın bir noktada, bir benzin istasyonunda bırakıyor. Buradan Şili’ye giden araç bulmamızın daha kolay olacağını soyluyor. Gerçektende yarım saat sonunda benzin almakta olan Şili plakalı bir araç sahibine soruyorum ve bizi götürmeye razı oluyor. Arabada 2 kişi var, bizle birlikte 4 kişi oluyoruz. Bu araçla Villarica’ya 40 km mesafedeki Loncoche şehrine kadar yaklaşık 4-5 saatlik bir yolculuk yapıyoruz. Şanslı bir gündeyiz. Sınır çıkış ve giriş işlemleri de kolay ve hızlı geçiyor.






Son araba bizi Loncoche’de terminalde indirdikten sonra hemen kalkan Villarica otobüsüne biniyoruz. Benim amacım baştan beri Pucon’du. Ama son bindiğimiz araçtaki Şilili 2 arkadaş Villarica’nın da güzel olduğunu ve Pucon’dan daha ucuz olduğunu söyleyince ve artık hava da kararmış olduğundan burada bir hostel bulup burada kalıyoruz. Aslında hostelden çok bir hotele benziyor, gayet temiz ve güzel bir hostel. 2 kişilik odaya kişi başı 7000 (yaklaşık 11 usd) veriyoruz.  Sonra Caroline ile yakındaki bir büyük markete gidiyoruz. İlk işimiz fiyatları yorumlamak. Arjantin’den hele Patagonya’dan sonra ucuz olmasını bekliyoruz. Ama Şili pesosunun kuru yüksek olduğundan rakamlar büyük. (1 usd, 12 Arjantin pesosu, 650 Şili pesosu) Dolayısıyla bir sure kafamız karışıyor. Ama sonunda buranın daha ucuz olduğuna kanaat getiriyoruz.











Ertesi günü öğleye kadar Villarica’da dolaşıyoruz. Villarica ve Pucon, Villarica Gölünün kenarında 2 küçük şehir. Buranın en önemli olay tepesinden dumanlar çıkan Villarica Volkanı. 2 hafta kadar önce oldukça aktifmiş. Enteresan bir görüntü oluşturuyor. Öğlen civarı otobüsle 10-15 dakika mesafedeki Pucon’a gidiyoruz. Burada 2 gece kalacağız. Kaldığımız hostel Villarica’daki kadar güzel olmasa da idare eder. Pucon doğası ve çeşitli doğa aktiveleri ile ünlü. İlk gün şehirde dolaşıp ertesi gün ne yapacağımıza karar veriyoruz. Ben kendime canoeing/repelling turu satın alıyorum. Şelalelerden iple inip kanyonda trekking yapacağız. Caroline ise bölge aynı zamanda sıcak suları ile ünlü olduğundan ertesi günü kaplıcalardan bir tanesine gitmeye karar veriyor. Şehrin kendisi küçük ama gayet güzel. Ayrıca göl kenarında denize girmek için gayet uygun bir kumsal var. Gittiğimizde pek çok kişi güneşleniyordu.  Akşam giderken marketten kızartılmış tam bir tavuk ve makarna alıp hostele gidiyoruz. Hostelin güzel bir mutfağı var, dolayısıyla burada kendimize güzel bir yemek hazırlayıp afiyetle yiyerek günü bitiriyoruz. 





Ertesi günü ben direk turu satın aldığım acenteye gidiyorum. 4 İsrailli, 1 Amerikalı ve 2 rehberle birlikte 8 kişiyiz. Üzerimize soğuktan korunmak için verilen kıyafetleri giyip arabayla 1 saat kadar uzaklıktaki başlangıç noktasına gidiyoruz. Burası içinden bir nehrin aktığı ve ağaçlarla (bir jungle) kaplı bir vadi. İçinde çeşitli noktalarda oluşmuş doğal şelaleler var. Bu şalelerden iplerle aşağı iniyoruz.  Oldukça keyifli. Özellikle bir tanesinde suyun içinden inmemiz gerekiyordu. Şelaleler arasında da mesafeler olduğundan bazen ağaçların arasından bazen suyun içinden yürüyoruz. Biraz yorucu ve şelalelerden dolayı soğuk olsa da keyifli bir gün oldu benim için. Hostele vardığımda Caroline de kaplıcadan keyif aldığını söyledi. Ayrıca volkan tırmanışı gibi pek çok diğer aktiviteler de var. Biz bu kadarla yetinip ertesi günü Santiago için yine yollara düşeceğiz. Yine otostop yapacağız. Ama yolumuz bu sefer biraz daha uzun.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder