7 Haziran 2015 Pazar

La Serena


Valpariosa'da iken Şili'de son kentim San Pedro de Atacama'ya direk mi gitsem (otobusle yaklaşık 24-25 saat) yoksa arada bir yerde mola versem mi diye birkaç gün düşündükten sonra arada bir yerde yer alan La Serena'da karar kıldım. La Serena Pacific kıyısında bir şehir. Bu arada hosteldekilerden birkaç haftadır kuzeyde çok fazla yağmur yağmış, her yeri seller götürmüş diye haberler duyuyordum. Umarım sorun çıkmadan Bolivya'ya kadar giderim diye umut ediyorum.

İlk geldiğim gün Valpariosa terminalinde sordugumda 2 gun sonrası için yer var demişlerdi ben de o zaman alırım diye düşünmüştüm. Ama gittiğim gün bilet bulamadım maalesef. Zaten Valpariosa'dan çok fazla otobüs de yok. Ben de tekrar Santiago'ya gitmeye karar verdim. İlk otobuse atladım, 2 saat sonra ulaştığım Santiago'dan oğleden sonra 4 otobüsüne yer buldum. La Serena'ya giderken yolda gerçekten bazı şehirlerde yollara saplanmış arabalar, devrilmiş ağaçlar gördüm. Ama hasar ne kadar, ölen var mı çok detayını öğrenemedim.

Gece 10-11 gibi indim, inince ertesi günü gece 1 için biletimi aldım. GPS haritamda işaretlediğim birkaç hostel vardı. En yakın olanına 15-20 dakika sonra ulaştım ama dormitory'de yer yoktu maalesef, tek kişilik odalarda pahalıydı. Son hostele yürüdüm bir 15 dakika kadar daha. Sırtımda eşyalar, gecenin bir yarısı, bilmediğim bir sehir.. Bazen ürkütücü oluyor sokaklarda yürümek gerçekten. Neyse en son hostelde (Hostal El Hibisco) ucuz bir oda buldum. Bu arada Santiago'da kaldığım hostelde Caroline'nin tanıdığı 2 Fransız da bu hostelde kalıyorlar. Santiago'da iken hiç konusmamıştık, burda muhabbet ettik biraz. Daha sonra bu 2 kişi ile San Pedro'da da yolda karşılaşacağız. O zaman ise sanki yıllardır tanısıyormuşuz gibi birbirimize sarıldık, hostel bakınıyorlardı, kaldığım  hostele getirdim. Yolda olmak böyle birşey, yoldaşlar en yakınların oluyor bir anda :)

Gece erkenden yattım. La Serena'yı gezmek için koca 1 günüm var. Ertesi gece San Pedro de Atacama'ya gideceğim. Kaldığım hostelin mutfağı vardı. Mutfağı olan hostelleri seviyorum. Backpakerların hepsi seviyor. Kendini evinde gibi hissediyorsun. Hem ucuza hem de istediğin kadar yapıp sıcak yemeğini yiyorsun. Özellikle uzun süreli gezen Uzakdoğulular, Japonlar mutfağı çok seviyorlar. Çünkü yemekleri biraz farklı olduğundan bir süre sonra kendi damak tadlarına uygun yemek yemem ihtiyacı duyuyorlar. Bazıları yanında heryerde bulamayacakları soya sosu gibi sosları yanında getiriyor ülkelerinden. Ben sıkça makarna ve kırmızı et alıp pişirdim. Evde yapıp yemekten daha keyifli :) Her neyse sabah Fransız çocuklardan birisiyle şehrin büyük marketlerinden birine gidip kahvaltılık birşeyler alıp hostelde yedik. Gece 1'e kadar kocaman bir gün var önümde. Önce şehrin merkezinde dolaştım, pazarını ziyaret ettim. Burada 2 kucuk kızıyla müzik yapan müzisyen bir aileyi dinledim. Acaip hoşuma gitti. Sonra pazarını dolaştım. Sonra Francisco de Aguirre caddesinden aşağıya doğru yürüyerek sahiline indim. Çok uzun ve geniş bir sahili var. Ama çok kimse yoktu. Hem henüz Pazar günü sabahın 10-11 gibi hem de hava biraz kapalıydı ondan belki. Yavaş yavaş La Serena'dan Coquimbo'ya kadar giden yaklaşık 10 km'lik sahilde yürüdüm. Önce midye toplayıp hemen orda bunu satan mideyecilere rast geldim. Sonra bir köpek takıldı peşime, ağzında bir top vardı, topu önce yere bırakıp sonra burnuyla önüme attı. Ben de hızla vurdum topa fırladı getirdi, tekrar attı önüme. Böyle 2-3 km birlikte gittik. Sahibiyle oyun oynayan çok köpek gördüm ama tanımadığı biriyle üstelik kendi topuyla oyun oynayana ilk kez rastladım. Köpekler inanılmaz hayvanlar, insanlara en yakın hayvanlar sanırım. Sonra sahilden giden bir atv.nin peşine takılıp koştu gitti, ağzında topuyla.. Sonra sahilde kuşlara rastladım, yüzlerce.. Hiç bu kadar kuşu bir arada görmemiştim. Coquimbo'ya ulaştım sonunda, sahilde yürürken hep karşıda gördüğüm Cruz de Tercer Milenio ("Third Millennium Cross") heykeli artık kocamandı. Dibine kadar çıkmak istedim. Ama tepede bir mahalle içindeydi. Bayağı çıktım sonra mahalleden tırstım, zaten heykelin kendisi yaklaştıkça çok da hoşuma gitmediğinden indim tekrar. Coquimbo'dan atladım bir collectivoya La Serena'ya geldim tekrar. 20-30 dakika çekti, bayağı yürümüşüm. Sonra önce markete gidip yiyecek birşeyler alıp hostele gittim, yine mutfakta pişirip yedim. Gece biraz Fransız çocuklarla sohbet, biraz da bilgisayar başında geçti. Gece 11 gibi çantamı yüklenip çıktım. Otobüs gece 1'de olsa da çok da geç kalmak istemedim. Önümde 21-22 saatlik bir yolculuk var yine. Bolivya öncesi son durak San Pedro de Atacama.






































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder