27 Haziran 2015 Cumartesi

Lago Titicaca & Copacabana & Isla del Sol



Bolivya’daki son durağım Lago Titicaca.. Lago Titicaca Bolivya ve Peru arasında kalan 3800 metre yüksekliğinde bir göl.  Dünyanın en yüksek rakımlı en büyük gölü.  Ayrıca Inka tarihi açısından da önemli bir yeri var. İnka inanışına göre ilk İnkalılar burada doğmuş. Isla del Sol (Güneş Adası) ve yanındaki  daha küçük Isla del Luna (Ay Adası) adalarında ise güneş ve ayın doğduğuna inanılıyor. İnka inanışlarında doğa olaylarının ne kadar önemli olduğunu sanırım söylememe gerek yok.





La Paz’dan yine sabah erken bir otobüs yolculuğu.. Amacım önce Lago Titicaca kıyısında yer alan Copacabana kasabasına ulaşmak. Yalnız bir noktada biz tekneye, otobüsmüz de bir sala biniyor Titicaca Gölü’nde. Yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun sonunda Copacabana’ya ulaştık. Önümde 2 alternatif vardı, ya Copacabana da kalıp günü birlik Isla del Sol’a gitmek ya da direk Isla del Sol’a gidip orda gecelemek. Aldığım pek çok tavsiyeye kulak vererek adada kalmaya karar verdim. Şehirden adaya pek çok tekneler kalkıyor. 20 Bolivianos olan fiyatı bir tanesiyle pazarlık yapıp 15’e indirip biletimi aldım. Bu arada bir kısım tekneler adanın güney kısmına bir kısmı da kuzey kısmına gidiyor. Güney kısmının daha turistik ve pahalı olduğunu öğrendiğimden kuzeye gideceğim. Kuzeydeki köyün adı Challapampa, güneydeki köyün adı ise Yumani .Tekneyle yolculuk yaklaşık 2-3 saat sürüyor Challapampa'ya. İnince adını yine arkadaşım Lale’den aldığım hostele gittim direk. (Hostal Cultural) Odayı beğenince orda kalmaya karar verdim. Dormitory odalar yok maalesef. Burdaki köy oldukça küçük. Ulaştığımda saat 4 civarı idi. Buradaki en büyük aktivite İnka Yolu diye bilinen trekking rotasını takip etmek. Ama yol yaklaşık 3-4 saat sürüyor, çok geç olduğundan yolun başlangıcında yer alan tarihi kalıntıları görmek, güneşin batışını izlemek için Inka Yolunun ilk kısmına tırmandım. Yolun başında Brezilyalı çok şirin genç bir çiftle tanışınca gezinin tamamını birlikte yaptık. Henüz evli değiller, hatta farklı şehirlerde yaşıyorlarmış. Anladığım kadarıyla yeni çıkmaya başlamışlar. Bolivya ve Peruyu kapsayan 1 aylık bir gezi planlamışlar, bu yüzden bazı yerleri hızlıca geçiyorlarmış. Birlikte tarihi kalıntıları gezdik. Sonra ilerideki tepeye tırmanıp gölü tepeden izledik ve güneşin batışını seyrettik. Yarın erkenden kalkıp çantalarıyla gidecekler Inka yolunu, güney kısımdan Copacabana'ya geçip oradan da Peru. Benim kocaman sırt çantamla o yolu gitmek gibi bir niyetim yok. Kuzeyden İnka yolunu gidip güneyden köy yolunu takip ederek bir daire çizip günü bitirmeye ve 1 gece daha Isla del  Sol’da kalmaya karar verdim.










Sabah erken kalktım, 6:30 gibi. Açık bakkalların birinde sandviç, kahve ile kahvaltımı yapıp 7 gibi yola koyuldum. Yol kuzeyden güneye, adanın en yüksek kısmında olacak şekilde devam ediyor. Hem göl manzarası eşliğinde hem de arada karşıma çıkan köylere yukarıda bakarak 3-3,5 saatte bitirdim yolu ve Güneydeki Yumani köyüne ulaştım. Rakım 3800 metre civarı olduğundan biraz yorucu olduğunu söylemem lazım. Köy kuzeydekine göre daha büyük ve daha turistik. Burada bir cafede oturup birşeyler atıştırıp, dinlendim. 12 gibi bu sefer farklı bir yoldan, daha kıyıya yakın ve köylerin içinden geçerek Kuzeye gitmek için yola çıktım. Arada yolu kaybedip tarlaların içinden geçsem de GPS ile çalışan haritam sayesinde yolu tekrar bulmak zor olmadı. Burdaki köylerde yaşam, insanların tipleri, giyimleri sanki İnkalılar hala yaşıyor görüntüsü verdi. Kuzeydeki ve güneydeki köyler turistlere alışkınlar ama arada kalan köylerde yaşayanlar beni gördüklerinde oldukça garipsiyorlardı. Bana uzunca bakıyorlar, selam verdiğimde almıyorlar ama bakmaya devam ediyorlardı. Bu yolu da 4 saatte bitirip hostelime ulaştım. Akşam bir şeyler atıştırdıktan sonra biraz bilgisayarla upraşıp erkenden yattım. Sabah 7:30 gibi kalkıp 8 vapuruna bindim. Gelirken 15 Bolivianos verdiğim tekneye dönerken 25 Bolivianso vermek zor geldi. Bu taraftan çok anlamadım ama tek bir şirket olduğundan pazarlık yapma şansım olmadı. Bu arada turistlerin ve yerlilerin bindiği tekneler farklıydı. Bundan çok hazzetmediğimi söylemem lazım. Copacabana da indikten sonra birkaç yeri dolaşıp fiyat araştırması yaptıktan sonra Peru, Puno için biletimi aldım. Bolivya'dan ayrılmak zor olacak..




































6 yorum:

  1. Sizi ve yolculuğunuzu hürriyet gazetesindeki yazıda okudum. Sonrada blogunuzdaki yazıları okudum. Cesaretinizi tebrik etmek gerekli. Umarım sorunsuz bir yolculuk olur. Selametle...

    YanıtlaSil
  2. Neden ben degil de sen , kıskançligi ile okuyorum.. Bu koca istanbulda senin gibi benim gibi ne cok yanliz yasiyor...dilerim bir hun benim de sitkim siyrilir, dilerim bir gun bende duserim yollara...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkurler Bülent Bey, neden olmasın. Seyahat iyi geliyor insana.

      Sil
  3. Hürriyetin yazısında görüp tüm blogunuzdaki paylaşımları merakla okudum.Gerçekten çok heycan verici bir serüven özellikle de monoton bir hayatı sürdürmek zorunda olanlar için.Planladığınız şekilde geçer hersey.
    Hayırlı yolculuklar dilerim.

    YanıtlaSil