12 Haziran 2015 Cuma

Salar de Uyuni




Uyuni turu fiyatları hakkında bir önceki yazımda (San Pedro de Atacama) detaylı bilgi vermiştim. Turu Şili’de San Pedro’dan satın aldım, 3 gün 2 gece. Aslında turlardan nefret eden birisiyim. Ama Uyuni’de başka türlü gezmek imkansız nerdeyse. Turu Uyuni’de yani Bolivya’da bitirmiş olacağım. Sonrasında da seyahatime Bolivya’da devam edeceğim.

Sabah 6:30-7:00 gibi bir minibüs tura katılacak olanları hostellerinden topladı. Önce bir yerde kahvaltı yaptık, sonrasında sınıra gittik. Sınır San Pedro’ya çok yakın, 30 dakika kadar mesafede. Önce Şili için çıkış işlemini yapıp tekrar minibüse atladık. Bazı sınırlarda pasaport -giriş ve çıkış- işlemleri aynı yerde yapılırken bazı sınırlarda ülkeden çıkış ve diğer ülkeye giriş arasında bir mesafe oluyor, buradaki gibi. Bolivya tarafına ulaşınca inip giriş işlemlerini yaptırdık. Sanki çölde tek göz bir dam gibiydi. Tabi bazen kısa bazen uzun kuyruklar oluyor bu pasaport görevlilerin önünde. Burada Şili ve Bolivya tur acenteleri yolcuları değiş tokuş yapıyorlar. Tura Bolivya tarafından başlayıp Şili’ye gidecek olanlar minibüslere binerken bizim gibi Şili tarafından gelip tura katılacak olanlar ciplere biniyor. 3 gün boyunca ciplerle devam edeceğiz. Cipimizde 4 Brezilyalı (Alex ve Priscilla karı koca çift, Juliana ve Nadine 2 kuzen bayan), 60-70 yaşlarında bir Fransız bayan ve ben şeklinde 6 kişiyiz. Tabi bir de şoförümüz Kabeza.. 




Nihayetinde Latin Amerika’da gezdiğimden Avrupalılar kadar olmasa da pek çok Latin Amerikalı gezginle de karşılaşma şansım oldu. Ve kesinlikle şunu söyleyebilirim ki tanıdığım en keyifli insanlar Brezilyalılar.. Sonrasında ise diğer Latin Amerikalılar geliyor. Sohbet etmeye çok yatkın insanlar, hele Türk olduğunuzu öğrendiklerinde.. Turları hiç sevmesem de Uyuni turu Brezilyalı arkadaşlar sayesinde oldukça keyifli geçti.



Turumuz sadece Salar de Uyuni’yi kapsamıyor. Pek çok lagunayı ve farklı doğal güzellikleri de kapsıyor. İlk gün Laguna Verde, geyser, termal havuz (şortlarımızı giyip içine girdik) ve Laguna Colorado’yu gezdik. En güzeli kuşkusuz rengi kırmızı olan başta flamingolar olmak üzere pek çok kuşa ev sahipliği yapan Colorado Gölü oldu. İzlemesi oldukça keyifli bir göl. Geceleyeceğimiz hostel de Colorado Gölü’ne yakın bir yerde. Bu arada bu göl ve konakladığımız hostel 4500 metre civarında. Yani 500-600 metre daha çıksak Ağrı Dağı’nın yüksekliğine çıkmış olacağız. Dolayısıyla hem nefes alma açısından sıkıntı yaşama riskimiz yüksek hem de gecenin çok soğuk olacağı söylendi. Ben açıkçası ilginç bir şekilde Uyuni turunda ilk gece hariç çok fazla nefes darlığı çekmedim. Ama sonrasında Bolivya’daki 3000-4000 metre şehirlerde dolaşırken bunu çok yaşadım. Sanırım turda çok fazla hareket etmemize gerek kalmadığından. Sabah 5 gibi ayakta olmamız gerektiğinden erkenden yattık, 6’da yola koyulacağız çünkü. Gece Brezilyalı arkadaşlar yataklarına kalınca kıyafetlerle, ayaklarında çoraplar, başlarında berelerle girdi. Kalın battaniyelerin altında kış mevsimine uygun uyku tulumlarının içine tabi. Beni şortla ve yaz mevsimi uyumlu ince uyku tulumumla görünce biraz şaşkınlıkla baktılar. Genelde soğuktan nefret ederim ama yaz mevsimi insanı Brezilyalıların yanında gayet dayanıklı çıktım. Soğuk problem olmadı ama gece maalesef kimse 2-3 saat haricinde uyuyamadı. Gündüz çok zorlamamıştı ama gece nefes almak gerçekten çok zordu. Sabah çoğumuzda baş ağrısı vardı. Bir de telefonuna alarmı kuran Nadine saatini Şili’den Bolivya’ya çevirmediğinden aslında 4’de kalktık ama fark ettiğimizde zaten 4:30’du. Neyse, kalktık çantalarımızı hazırladık, kahvaltımızı yaptık, yola çıkmak için hazırız. Ama cipin tekerinde sorun var, şoförümüz Kabeza 2-3 saattir onunla uğraşıyormuş. Bu turda şoförümüz hem rehber hem yemeklerimizi hazırlayan kişi hem de herhangi bir sorun çıktığında sorunu çözen kişi oldu. Maalesef fakir ülkelerde turlar da böyle daha amatörce oluyor ve 1 kişinin üzerine yükleniyor her şey. Allahtan şoförümüz oldukça becerikliydi ve çok sıkıntı yaşamadık. Neyse, 7-7:30 gibi çıktık yola.











2.günümüz daha çok yolda geçti. Çünkü artık Uyuni Tuz Gölü’ne yaklaşmamız gerekiyor. Ama bu arada yine birkaç lagunayı, Siloli Çölünü, değişik şekillerdeki kayaları gördük ve hayalet şehir görünümündeki San Juan kasabasını ziyaret ettik. Öğle yemeğini de burada yedik. Öğleden sonra 4-5 civarı artık tuz gölüne ulaştık. Ama esas geziyi yarın yapacağız. Geceyi Hostel de Salt da geçirdik. (ünlü Hotel de Sal değil) Herşey tamamen tuzdan yapılmış, enterasan bir hosteldi. Yemeğimizi yiyip yine erkenden yattık. Sabah 5-5:30’de yolculuk var. Burada rakım 3500-3600 seviyelerindeydi, dün geceden sonra rahat bir uyku çektik.











Ertesi günü kahvaltıyı gölün içindeki bir adada yapacağız. Tabi göl dediğime bakmayın içinde su yok, zaten biz yağışların bittiği sezonda gittiğimizden tamamen kuru. Ama yağış varken de bildiğim kadarıyla ciplerin gitmesine engel değil. (Normalin üstünde yağış olduğunda sanırım turlar ertelenebiliyor) Tabi içinde bir miktar su olduğunda yansımalarla göl daha güzel. Ama zamanı ayarlamak da çok kolay değil maalesef. Bembeyaz gölün içinde ciple yol almak acayip bir duygu. Dünyanın en büyük tuz gölü. Cipler saatlerce yol alıyor. Yolu da çoğunlukla uzakta da olsa önde giden cipi takip ederek buluyorlar. Bir yerde durup 1 saat kadar hem gölün üzerinde yürüyüp doğa harikasının tadını çıkardık hem de bolca fotoğraf çektik. Sonra Incahuasi adasına gidip kahvaltımızı yaptık. Ada oldukça ilginç. Üzerinde yüzlerce kaktüs var. Ücret karşılığı adanın içinde gezebiliyorsunuz ama bize göl üzerinde dolaşıp adayı uzaktan izlemek daha çekici geldi. Burada da 1-2 saat geçirdikten sonra yine bindik cipimize. Tuz Gölü üzerinde yine birkaç kere durup bolca fotoğraf çekip sonrasında göle veda ettik. Göl sonrasında durağımız ise Tren Mezarlığı oldu. Zamanında İngilizler tarafından yapılmış, daha çok maden taşımacılığında kullanılmış. Maden tükenince de trenler, vagonlar ölmüş. Biz de mezarlığı ziyaret edip bir Fatiha okuduk.















Ve turu Uyuni’de bitirdik. Aslında Nadine ve Juliana için tur henüz bitmedi çünkü onlar San Pedro’ya geri dönecekler. Ama Alex, Priscilla, Fransız bayan ve benim için bitmiş oldu. Gelmeden önce Uyuni de 1 gece kalırım diye düşünüyordum. Ama hem kasaba çok cekici gelmediğinden hem de diğer 3 arkadaş da burada kalmak istemediğinden birlikte akşam için Sucre’ye otobüsde yer ayırttık. Artık gerçek Bolivya seyahatim başlıyor..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder