23 Ağustos 2015 Pazar

Amazonas (Leticia-Kolombiya, Tabatinga-Brezilya, Santa Rosa-Peru)





Amazon Bölgesine Bolivya’da iken de gitmiştim ve çok sevmiştim. Ama orası aslında Amazon Nehri’nin kollarından birisinin (ya da bir kaçının) olduğu bir bölgeydi.

Leticia, Amazon nehrinin Brezilya sınırlarına geçtiği tam kesişim noktasında bulunuyor. Yani Peru, Brezilya ve Kolombiya sınırlarının kesişim noktası. Leticia ve Brezilya’nın Tabatinga kasabası bitişik tek bir kasaba gibi. Aralarında 10-15 dakikada bir kalkan minibüsler çalışıyor ve diğerine gitmek sadece 10 dakika sürüyor. 2-3 kere yürüdüm, 45 dakika kadar sürdü. Ama sıcak ve nemli havada yürümek zor. Hiçbir kontrol, engel yok. Santa Rosa ise nehir içindeki adada Peru’ya bağlı bir kasaba. Leticia ya da Tabatinga’dan ince uzun teknelerle 10 dakikada gidiyorsunuz. Sadece 3 TL civarı. Yine hiçbir kontrol yok. Amazonda sınırlar yok. Zaten insanlar birbirine benziyor. 3 ülkenin de parası aynı anda kullanılıyor. Adama Kolombiya pesosu uzatıyorsunuz üstünün bir kısmı Kolombiya bir kısmı Brezilya parası olarak geliyor. Leticia’da Santa Rosa için bindiğim teknenin sahibi Perulu, eşi Brezilyalı’ymış. Dedim ya sınırlar yok burada. Niye olsun ki..




Leticia’ya gelme amacım elbette hem gerçek Amazon Nehrini görüp Amazon Bölgesinde birkaç gün geçirmek, ama en önemlisi buradan Atlantik Okyanusu’na kadar gemiyle yolculuk etmek ve yaklaşık 2500 km yolu tamamlamak. Leticia’ya Pazar günü geldim. Önceden internetten araştırdığım kadarıyla sadece Çarşamba ve Cumartesi günleri gemi var. İlk başta amacım Çarşamba günü yola çıkmaktı. Ama sonra acaba birkaç gün daha fazla kalıp Cumartesi mi gitsem diye düşünüp karar değiştirdim. İlk gün zaten akşama doğruydu kalacağım Kurupira Hostel’e vardığım. Ertesi günü (Pazartesi) şehirde festival vardı, zaten Kolombiya’da resmi tatildi. Askeri tören falan yapıldı. Peru’dan Brezilya’dan askerler de katılmıştı. Bu arada 30-40 binlik kasaba bayağı kalabalıktı çevre kasabalardan gelenlerle birlikte. O gün telefonum da bozuldu. Şu ana kadar telefon aslında telefon olmaktan çok bana navigasyon, saat, alarm, internet, not defteri, ışık gibi bilumum işlerde yardımcı oluyordu. Ertesi günü Leticia’da gösterdim birkaç yere, görüntü ekranı ölmüş dediler.  Burada yapamazlarmış. Manaus’da baktıracağım artık. 11 aydır kullandığım gps ile çalışan haritam olmadan hareket edeceğim artık. Bu arada uzunca kalmaya karar verinde Leticia’nın içinde kalmaktansa kaldığım hostelde kalan 2 İngiliz kızın tavsiyesine uyarak şehrin 11 km dışında, jungle içinde yer alan Omshanty hostelin 5 kişilik dormitory’sine taşındım. Madem Amazon’dayım hem doğaya daha yakın olayım hem de daha ucuza kalayım dedim. (Kurupira 25 bin peso, Osmainty 12 bin peso) Ama oldukça basit bir bungalow, internet yok. Ama elektrik var Allahtan. Oldukça fazla sivrsinek var, ama yataklarda sineklik var. Yine de yediler namussuzlar. Ayrıca çok nemli, ilk gün yıkadığım tişört 4 gün sonra anca kurumuştu. 4 gün kaldım burada. İlk gün önceki hostelden tanıştığım 2 İngiliz kız vardı. 2.gün yalnız başımaydım. 3.gün 3 Alman kız ve 1 Kololmbiyalı kız vardı. 4.gün ise aynı 3 Alman kız ve Kolombiyalı bir çocuk vardı.



















Bu arada Leticia’da merkezde iken ilk 2 gün kuşların gösterisini izledim. Burada inanılmaz bir doğa olayı var. Her gün binlerce kuş saat 5:30-6:00 gibi güneşin batışı ile birlikte kabanın meydanındaki ağaçlara geliyor. Tabi çığlıklar atarak. Tek kelimeyle muhteşemdi. İlk gün aşağıdan izledim, 2.gün meydandaki kilisenin kulesine çıktım. Kilisenin rahibi olduğunu tahmin ettiğim kişi ilk başta kulede zaten 7-8 kişi var dolu dedi, sonra Türk olduğumu öğrenince görevliye bu arkadaşı kuleye götür, normalde aldıkları 2-3 TL’lik bağışı da almayın dedi. Kuşlar bu arada sabahları da yine 5:30-6:00 gibi meydandan ayrılıyorlarmış. Yani tersi yaşanıyormuş. Gece meydandaki parkta gezmek pek hayırlı olmuyor.






Çarşamba günü sabahtan Brezilya tarafına, Tabatinga kasabasına gittim. Hem gezip hem de gemi konusunu iyice netleştireyim dedim. Tabatinga Leticia’ya daha büyük bir yer ama daha karışık. Leticia daha güzel bir yermiş gibi geldi bana. Tabi Brezilya’da Portekizce konuşulunca iletişim iyice zorlaştı. İspanyolcayı zor da olsa hallediyordum. Neyse zar zor 2 ayrı limanın olduğunu biletin büyük olan limanda satıldığını öğrendim. Limana gittim, kadın Çarşamba günü gidecek geminin 1,5 saat sonra kalkacağını cumartesi gidecek geminin iptal olduğunu, Salı günü kalkacağını söyledi. Şok oldum. İlk planım 3 gün kalmakken değiştirip 6 güne çıkardım, şimdi ise 9 gün beklemem gerektiğini söyledi kadın. Ya da hemen acele edip o günkü gemiye yetişmeliydim. Ama olay sadece çantaları getirmek değil, pasaport işlemleri de var. Hem yetişmek riskli olacaktı hem de acele ile bir şeyleri unutup atlayabilirdim. Bir de başka gemiler de olabilir diye düşünüp farklı bir acente aradım. Zar zor da olsa uçak ve gemi biletleri satan bir acente buldum şehrin içinde. Cumartesi gemi var dedi. Bu arada aslında hızlı gemi de var. Ama ben daha çok lokal insanların kullandığı yavaş gemide hamak ile seyahat etmeyi planlıyorum. Hem daha ucuz hem de amacım otobüs gibi gemilerde seyahat etmektense farklı tecrübeler yaşamak istiyorum. Önce Tabatinga’dan Manaus’a gideceğim. Oradan da Belem’e (Atlantik Okyanusuna en yakın şehir) giden gemiye bineceğim. Manaus’a giden gemi 3 günde ulaşıyor ve 200 real. Hızlı gemiler 25-30 saatte gidiyor ve 450 real. Her neyse Cuma günü bileti alabileceğimi teyit ettikten sonra rahatlamış şekilde Leticia’ya döndüm.



















Öğleden sonra ise Leticia’dan bir tekneye atlayıp nehir içindeki adada, Peru sınırları içinde yer alan Santa Rosa kasabasına gittim. İnce uzun bir yürüme ve sadece motorların gidebileceği bir yol ve çevresinde kazıklar üstüne yapılmış evlerden oluşuyordu. Leticia ve Tabatingaya göre daha küçük ama bence Amazon’un ruhunu daha fazla yansıtan ir kasaba. 2 saat kadar burada kaldıktan sonra tekrar botla Leticia’ya döndüm. Aynı gün içinde 3 farklı ülkeyi gezmiş oldum.















Ertesi günü (Perşembe günü) Nehir içinde botla gideceğimiz pek çok noktayı kapsayan bir tur satın aldım. Turda Perulu ve Kolombiyalı kişiler vardı. Tek yabancı bendim. Herkes bir de Türk olduğumu öğrenince çok ilgi gösterdi. Peru tarafında ve Kolombiya tarafında bazı yerlerde durduk. İlk durduğumuz yerde pek çok hayvan görme şansımız oldu. Sonra başka bir yerde yerliler dans gösterisi yaptı ama bana çok turistik geldi. Neyse esasen bu turdaki amacım maymun adası (Isla de Micos) ve ününü burada çok duyduğum Puerto Narino kasabasına gitmekti. Maymun Adası ilginç cidden. Onlarca küçük maymun tepenize atlayıp duruyor. Hele elinize muz aldığınızda. Sonra Puerto Narino kasabasına gittik. Burada hiç motorlu araç yok. Yemyeşil, güzel evler, güzel yürüme yolları.. Evet bu kasabada da 5-6 ay yaşarım :)





















 
Turun sonunu nehirde yunus kovalayarak geçirdik. Orada atlıyorlar, burada atlıyorlar diye. Nehir çok büyük olunca çok yakınınıza gelmiyorlar. Ama ben Bolivya’da onlarla yüzdüm zaten.

Cuma günü sabahtan önce havalimanına gidip pasaportuma Kolombiya çıkış damgasını bastırdım. Sonra Tabatinga’ya gidip Brezilya giriş damgasını bastırdım. 1 gün önceden yaptırabiliyorsunuz. Sırada bilet işi var. Gittim acenteye tamam cumartesi için verin biletimi. Adam cumartesi iptal oldu, Salı günü kalkacak demesin mi. Dediği kadarıyla çok ender olan bir şey. Yine şok hali. Günün sonunda anladım ki sadece tek bir gemi var belli günlerde Tabatinga’dan kalkan. Sadece farklı acenteler bilet satıyor. İlk geldiğimde ana limandaki kişinin bilgisi bu acenteye yeni ulaşmış. Hatta bugün Leticia’da bir acente bana yok Cumartesi bilet var dedi. Haber daha Leticia’ya gelmemiş. Aslında beni sıkıntıya sokan burda geçireceğim fazla zaman Brezilya’daki farklı yerlere gidemeyeceğim anlamına geliyordu. Gün biraz stresli geçti. Günün sonunda madem burada kalmaya devam o zaman keyfini çıkarmaya bakayım deyip bilet işinin Pazartesiye bıraktım. Cumartesi Puerto Narino’ya gidip 2 gün orada kalmaya karar verdim.

Bu arada Leticia merkeze gittiğim zamanlar çok yavaş çalışsa da internet cafe’den internete girip maillerimi kontrol ediyordum. Telefon da yok çünkü. Cuma günü İsmail Beyden bu Pazar yayınlanacak maili aldım. Cumartesi Leticia’ya gittiğimde ilk işim internet cafeye gittim facebooktan paylaşmak için ama internet çok kötüydü giremedim maalesef. Umarım birileri görür :) Sordum Puerto Narinho’da internet var mı diye, var dediler ama pek umudum yok.

Neyse atladım Puerto Narinho teknesine, tek yön 25 TL civarı. Bence oldukça pahalı. Bu arada hosteldeki 2 Alman kız ve Kolombiyalı çocuklar da bindiler. 2 saat sonra Puerto Narino’dayız. Onlar önceden bir hostel ayarlamışlar. Ben de gelen küçük tekneye atlayıp onlarla aynı hostele gittim. Kasabanın merkezine 15 dakika yürüme mesafesinde nehrin kıyısında şirin bir hostel. Orman içinde olunca bazı maymunlar, papağanlar burayı mesken tutmuş. İlk günü hostelde geçirdim. 2.gün sabahtan kasabaya yürüdüm. Baktım internet yok, gazeteye bakamadım. Yaklaşık 1 saat uzaklıktaki başka bir kasabaya yürüdüm. Sonra geri dönüp kasabanın içinde gezindim ve pazartesi sabahı için biletim aldım. Akşamı hostelde arkadaşlarla kızma biradere benzer bir oyun oynadık. Oyun aslında Kolombiya’da çok yaygın. Bogota’da Medellin’de sokakta parasına oynayan insanları görmüştüm.







Ertesi sabah 7:30 teknesiyle Leticia’ya  gidip ilk hostelime eşyaları attım. Direk Tabatinga’ya gidip bu sefer teknenin kalkacağı 3.bir limandan biletimi aldım. (Hamak, 200 TL, kendi hamağınızı getirmeniz gerekiyor) Birkaç gün önce hamağımı almıştım zaten. Bilet yiyecek dahil ama kendime atıştıracak şeyler alıp hostele döndüm. Röportaj yayınlanmış. Cafeye göre bir nebze hızlı olduğundan günün devamını hostelde internette geçirdim.

Sırada bu geziye başlamadan önce beni heyecanlandıran gemi yolculuğu var Bezilya’nın en doğusundan en batısına gemiyle Amazon yolculuğu.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder