19 Ağustos 2015 Çarşamba

İpiales & Popoyan & Cali




İpiales

Sırada beni heyecanlandıran ülkelerden birisi Kolombiya var. Aslında Türkiye’de iken biraz çekindiğim ülkelerin başında geliyordu. Pek iyi bir ünü var sayılmaz. Ama yolda karşılaştığım pek çok gezginden o kadar çok fazla övgü aldım ki gitmeden olmazdı. Üstelik ülke büyük, Türkiye’nin 1,5 katı kadar büyüklükte. Karayip sahilleri ile ilgili de çok güzel şeyler işittim.

Ekvator’da son şehrim Otavalo’dan direk otobüs yok. Önce Ekvator’daki sınır kenti Tulcan’a gelmem gerekiyor. Otobüse Otavalo’da terminalden değil çevreyolundan binmem gerekiyor. Anlamak ve bulmak biraz zaman alsa da nihayet otobüse bindim. 2-3 saat sonra Tulcandayım. Orada sınıra giden minibüsleri bulmak için cebelleştim biraz. Taksiye binmeme konusunda ısrarcılığım aynen devam ediyor. Sonunda sınırda giriş ve çıkış işlemlerini yapıp minibüsle bu sefer Kolombiya’nın sınır kenti İpiales’e geçtim. Amacım Popoyan’da kalmak. Gece direk otobüs olduğunu öğrenince biletimi aldım ve çantamı terminalde bırakıp  ünlü Las Lajas’a gittim. Şehrin biraz dışında vadi içinde enteresan bir kilise. Filmlerdeki şatoları andırıyor biraz. 1-2 saat burada vakit geçirip sonra İpialas’e döndüm. Günü burada gezerek geçirdim. Güzel meydanları ve arabaların geçmediği caddesi aklımda kalanlar. Bir de acıkınca pizza yiyeyim dedim ve meyveli pizzayı ilk burda tattım. Tahmin edersiniz ki hiç beğenmedim. Bundan sonra da Kolombiya’da sıkça karşıma çıktı. Burada çok seviyorlar. 






Popayan
 
Gece yolculuğu ile Popoyan’a gittim. Hostal Trail’e  yerleştim. Kolombiya’nın koloniyel şehri ise bence kesinlikle Popoyan. Ondan sonra gittiğim Bogota dahil tüm şehirlerin tarihi bölgeleri olsa da daha çok büyük ve modern şehirler. Ama Popoyan  hem biraz daha küçük hem de koloniyal mimarisi şehirde oldukça baskın.

Burada sakin 3 gün geçirdim. Sokaklarında dolaşmak dışında çok fazla özel bir şey yapmadım. Bir de şehri yukarıdan gören tepeye çıktım. 3.günün sonunda bu kadar tembellik yeter deyip yola koyuldum. Kuzeye doğru yolculuk devam, sırada Cali var.








Cali


Cali’ye otıobüsle yaklaşık 3 saatte gittim. Terminalden kalacağım hostele kadar yürüdüm. (Hostal Local House) Yaklaşık 30 dakika kadar çekti. Bu arada terminalde çıkışta dilimi 2 TL bir pizzacı gördüm. Çocuga 2-3 kere sordum, no fruta, no azucar? Si, si dedi. Baktım iyice, peynir ve salam gözüküyor sadece. Aldım bir dilim. İlk ısırmamda alta gizlenmiş meyve ağmıza geldi. Dedim hani meyve yoktu. O pina (ananas) dedi. Adamlar ananası meyveden saymıyorlar. Bırakıp çıktım. Neyse 2 günlük rezervasyon yaptığım hostele gittim. Gayet güzel bir hosteldi. Amacım 3 gün kalmaktı. Ama baktım 4 güne +1 gün promosyon var. Aslında Cali’ye salsanın başkenti diyorlar. Hostellerde bedava salsa dersleri oluyor. Ama benim gibi dansa pek merakınız yoksa 1-2 gün yeter bu şehre. Benim için yine tembel geçen bir 5 gün oldu. Burada Altın ve Sanat müzelerine gittim. Altın müzesinin en görkemlisi Bogota’da imiş. Şehrin içinden geçen nehir boyunca yürüdüm. Nehir kenarında yer alan mavi renkli İglesia La Ermita (La Ermita Kilisesi) oldukça görkemli gözüküyordu.






















Bir de Copa America başladı buraya geldiğimde. Şili’de düzenleniyor. İlk maçı Cali’de bir alışveriş merkezinde izledim. Oldukça kalabalıktı ve bayan erkek herkes sarıya bürünmüştü şehirde. Ama yenildi Venezuela’ya.



Aklımda kalan anlardan bir tanesi kaldığım hostelde tanıştığım ve Türkiyeyi daha önce ziyaret etmiş Avustralyalı bir çift ve Almanya’da yaşan bir İsrailli kızla yaptığımız Türk yemekleri üzerine sohbetler. Evet kesinlikle Türk yemekleri çok çeşitli ve muhteşem. Türk mutfağı diyebileceğimiz bir yemek kültürümüz var ve çok seviliyor.

Ayrıca 23 yaşında Afrika kökenli, salsa hocalığı yapan bir kızla tanıştım. 3-4 yaşlarında bir çocuğu var. Hiç evlenmemiş. Erkek arkadaşıyla birlikte yaşamışlar sonra ayrılmışlar. 22 yaşında bir kız kardeşi varmış o da aynı şekilde. Çocuğuyla baş başa. Sanırım maddi durumları da öyle çok iyi değil. Latin Amerika’da ve özellikle Kolombiya da erken evlilikler çok yaygın. 15-16 yaşında tamamen kendi istekleri ile evlenen ve genç yaşta çocuk sahibi olan çok bayan var. Kolombiya da bir de bunun üzerine sanırım özellikle Afrika kökenliler arasında evlenmeden genç yaşta birlikte yaşamak ve çocuk sahibi olmak anlayışı yaygın. Latin Amerika’da bize göre bayanların özgür olması, hayatın içinde olması hep ilgimi çekti, hoşuma gitti. Ama eğitim eksikliği ve fakirlik maalesef doğru kararların alınmasını engelliyor.

Neyse, Cali’de bir de hafta sonu ve Pazartesi resmi tatil olunca açıkçası biraz sıkıldım. 5.günün sonunda daha çok doğası ile ünlü Salento’ya doğru yol aldım.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder